26 Temmuz 2015

MATCHA KEK




Nispeten geç tanıştım matcha ile. Hatta, yaklaşık 2 ay önce Chado'nun Arnavutköy'deki çay dükkanında içtim ilk defa desem yeridir. Sonrasında hem çayını yapmaya başladım, hem de tariflerimde kullanmaya. Şimdiye kadar aşağıda fotoğraflarını da görebileceğiniz matchalı beyaz çikolata, kıtır kıtır ve kek yaptım. Bu yazıda kekin tarifini paylaşacağım sizinle. 




Matchayı biraz araştırdım. Bugüne kadar pek çok yazı okumuşsunuzdur hakkında, o yüzden pek uzatmayacağım. Hatta, Japon kültüründeki seremonik yerinden ziyade, bilimsel tarafına değineceğim matchanın. 


Matcha dediğimiz, bildiğimiz Japon yeşil çayının toz hali aslında. Birkaç farkla!  Tipi yeşil kakaoya, tadı da... yeşil sebze suyuna benziyor (detoks yapmışlar bilir). O da, bildiğimiz diğer çaylar gibi camellia sinensis bitkisinin yapraklarından elde ediliyor. Yeşil çay ile farkını ise yetiştirilme, hasat edilme ve üretim safhaları oluşturuyor. Yılda bir kere elle toplanıyor matcha. Hasat zamanından 3 ila 6 hafta önce çay bahçesinin üzeri hasır tente ile örtülüyor. Amaç, güneş ışığını aşama aşama azaltıp bitkinin sahip olduğu klorofil miktarını, sonuç olarak da protein üretimini arttırmak. Bu sayede daha yeşil yapraklar elde ediliyor.

El ile hasat edilen yapraklar, besin içeriğini ve rengi korumak ve enzimatik reaksiyonları durdurmak amacıyla buhar uygulandıktan sonra kurutuluyor. Kurutulan yapraklar, taş değirmende oldukça yavaş şekilde (ısı ile kavrulmayı önlemek için) toz haline getiriliyor.

Gelelim matchanın sağlık için faydalarına. Bu linkten hepsine ulaşabilirsiniz ama biraz özetleyelim. Yeşil çay, doğal bir antioksidan olan kateşin (EGCG, ECG) için bilinen en güçlü kaynaklardan biri. Matcha ise yaprak formundaki yeşil çaydan daha güçlü bir antioksidan (toz halde olduğu için yaprağın tümünü içebiliyoruz). Bilimsel çalışmalara dayanan veriler göstermiş ki, matcha; kalp krizi ve inme riskinde azalma, kemik oluşumuna yardımcı ve osteoporoza karşı koruyucu, bağışıklık sistemini güçlendirici, hafızanın ve konsantrasyonun güçlenmesine yardımcı oluyormuş. 

Bu yazı bitince koşmaya çıkacağım (onu araştır, bunu oku, o neymiş... bu da neymiş... derken kaç saat oldu hala yazıyorum! :) ) zaten hava da anca serinler biraz. Az önce kalkıp kendime soğuk süt, donmuş meyve (muz, böğürtlen) ve matchalı bir içecek hazırladım. Sevgili arkadaşım Marla'nın çok güzel bir tarifi var ondan esinlendim. Yakında onu da yapıp yayınlayacağım. İçeceğe matchayı yukarıdaki etkilerine ilaveten kafein içeriği sebebiyle ekledim. Matchadaki kafein, kahvedekinden farklı olarak, dolaşıma daha uzun sürede katılıyor ve bu sayede ani insülin artışı da engellenmiş oluyor.

Gelelim keke. Sonunda! Matcha ile yapıldığını ördüğünüz pek çok tarifin yemyeşil olduğunu düşünüyorum. Benim öyleydi en azından. Bu kek öyle bir yeşil değil çünkü, esmer şeker (evde beyaz şeker hiç kalmamıştı ve elimdeki esmer şekerleri yurt dışın aldığım için gerçekten de esmerler) ve tam buğday unu kullanarak hazırladığım bir tarif. Dilerseniz tamamen beyaz şeker ve beyaz un kullanabilirsiniz.

MALZEMELER

3 yumurta (oda sıcaklığında)
200 gr esmer şeker 
1 tatlı kaşığı vanilya ekstraktı (ya da 1 paket vanilin)
150 gr sıvıyağ (sızma zeytin yağı kullandım)
150 gr tam buğday unu
180 gr beyaz un
1,5-2 tatlı kaşığı (silme değil dolu) matcha 
240 gr kefir 
1 paket kabartma tozu
2 tutam tuz
2 yemek kaşığı  haşhaş tohumu (opsiyonel)

TARİF
  1. Fırını 180 C dereceye ayarlayın. Baton kek kalıbını da yağlayıp (tereyağı ile olursa daha iyi olur) unlayın (fazlasını döktürün).
  2. Unları, matchayı, kabartma tozu ve 1 tutam tuzu ayrı bir kapta elekten geçirin. Dursun kenarda. 
  3. Yumurta, esmer şeker ve 1 tutam tuzu neredeyse şekerler tamamen çözünene kadar çırpın.
  4. Sıvı yağ ve vanilyayı ekleyip çırpmaya devam edin.
  5. Kefirin 1/2'sini ekleyin sıvı karışıma. Çırpın.
  6. Mikserin hızını düşürün ve unlu karışımın yarısını ekleyin ardından ve sadece eşit karışacak kadar çırpın.
  7. Kefirin kalanını ekleyin ve karıştırın.
  8. Unun kalanını ve 1 yemek kaşığı haşhaş tohumunu ekleyin ve yine sadece eşit karışacak kadar çırpın. 
  9. Hazırladığınız fırın kabına alın kek hamurunu.
  10. Üzerine diğer 1 yemek kaşığı haşhaşı serpin.
  11. Pişene kadar, yaklaşık 40-45 dakika ama fırınınıza da bağlı diğer yandan, fırınlayın. 
  12. Piştikten sonra fırını kapatıp ağzını aralayın ve 10 dk falan tutun içeride öyle çıkartın dışarı.
Afiyet olsun!

2 yorum:

sevgi dedi ki...

Elinize sağlık, çok güzel BİR tarif de; ben bu tür gıdaların mümkünse pişirilmeden tüketilmesinden yanayım.

Pişirme işlemenin üretim aşamasındaki (ısıdan korumak için taş değirmende öğütülmesi) onca çaba ve emeği heba ettiğini düşünüyorum.

Belki pişirilince de bir takım yararlı özellikleri oluyordur, ayrıca her şey "yararlılık" mantığıyla tüketilecek diye de bir durum yok elbette:) Çok sevgiler...

Burcu Çağla Yılmaz dedi ki...

Teşekkür ederim Sevgi Hanım. Pişirmeden de pek çok tarifte kullanabilirsiniz matchayı. Doğrudan yoğurda karıştırarak bile tüketebilirsiniz. Üretim aşamasındaki kavrulmadan korumaktaki amaç yaprakların yanmaması ki, tadı da bozulmasın. Araştırdım ancak, matchanın pişirilmesi ile ilgili zararlı olduğuna dair bir dökümana rastlamadım. Çayını yaparken olabildiğince ılık su kullanılması öneriliyor. Diğer yandan, gıdaların içerisinde diğer içerik maddeleri ile karıştırılarak pişirilebileceği de belirtilmiş. olur da siz bir bilgi edinirseniz bu konuyla ilgi bizimle paylaşmanızdan mutlu olurum :) sevgiler...