7 Haziran 2014

SARIMSAK ÇORBASI


Bu haftasonu yapacağım ekmeğin malzemelerini almak için girmiştim aslında markete. Sebzelerin ordan geçerken gözüm taze sarımsağa takıldı. Çok severim! Sarımsağın yeri ayrıdır yemeklerde ama taze sarımsağın apayrı.



İki ya da üç sene önce olması lazım, Fatih'te Horhor taraflarında sokak arasında bi lokantaya gitmiştim. Yerini hatırlayamıyorum tam olarak ama bulurum diye ümit ediyorum. Adınıysa hiç hatırlamıyorum. Neyse, taze sarımsak çorbasını da orada içmiştim ilk ve son kez. Bazı yemekler, ürünler vardır, herhangi bir yerde bi kere tesadüfen yersiniz ve tadı yerleşir damağınıza. Aradan yıllar geçse de oradadır o tat. Şanslıysanız aynı yere gidip ikinci kez yediğinizde yine aynı tadı alabilirsiniz o yemekten. Bazen bir daha gidemezsiniz oraya ve başka yerlerde aramaya başlarsınız aynı lezzeti, en azından benzerini... ama yok, değildir! Bişeyi eksiktir mutlaka. Damakta kalmıştır o tat.. Benimkiyse şöyle oldu; her sene taze sarımsak gördüğümde mutlaka "adını hatırlamıyorum, tam yerini de ama şurda şurda bi yerlerde ne güzel bi taze sarımsak çorbası içmiştim. ilk fırsatta gideyim ben oraya" ya da "taze sarımsak çıkmış, şu bi kere içip bi daha da içemediğim çorbayı yapmayı deneyeyim bari"... üç senedir ne ben o lokantaya gittim ne de taze sarımsak çıktığında alıp da çorbasını yaptım, ta ki bugüne kadar.

Çorba yapma konusunda pek tecrübeli olduğum söylenemez. Öğrenciyken hasta olunca şehriyeli tavuk suyu çorbası yapıp bol limonla içerdim, onun dışında içine ne bulduysam katarak yaptığım mercimek çorbası vardır. Birer kereye mahsus olmak üzere de patates ve adaçayılı balkabağı çorbası yapmıştım. Bu sebeple annemi aradım ve "anne, sarımsak çorbası nasıl yapılıyor tarifini verir misin bana" dedim ama annemden gelen cevap "bilmem, hiç yapmadım!" oldu. Sonrasında şu şekilde ilerledi diyaloğumuz. Ç (çağla), A (anne).
Ç: "nasıl bilmezsin anne!! annesin sen" 
A: (güldü tabii telefonun diğer ucunda) "haklısın kızım, dur yapalım. tam olarak nasıl bişeydi bu sarımsak çorbası bi anlatsana" 
Ç: "e işte içinde diş diş taze sarımsak ve süt vardı" 
A: "o zaman şöyle yapabilirsin, biraz tereyağında un kavur sonra buna biraz su ilave et, sarımsakları at tencereye biraz daha karıştır sonra sütü ekle ama tuzu en sona bırak yoksa kesilir. hadi yap bakalım nasıl olacak.."
Ç:"tamam anladım ama un kavurmasam olmuyo mu? direk tereyağında kavursam mesela sarımsakları ve sütü eklesem sonra"
A: "olmaz! kıvamlı olmaz. biraz kıvamı olsun istiyosan un kavurmalısın"
Ç: "iyi de bana çok zor gözüküyo o un kavurma işi ve daha önce de hiç yapmadım"
A: "bişe yok kızım, yaparsın. Bi parça tereyağını erit, içine bi kaşık falan un koyup kısık ateşte hızlıca karıştır. sonra azar azar biraz su ilave et"
"e iyi o zaman, deneyeyim bari" dedim ve denedim. Oldu :) 
iki baş sarımsağı temizleyin. Annemin yukarda anlattığı gibi kavurun un ve tereyağını. Biraz su ilave edip ayıkladığınız sarımsak dişlerini ekleyin tencereye. Sarımsakları bu karışımda 1-2 dakika pişirdikten sonra azar azar yaklaşık 600 ml soğuk süt ilave edin üstüne. Karıştırmaya devam.. Kaynamaya başladığında kısın altını ve kapağı yarım açık olacak şekilde ve arada karıştırarak sarımsaklar yumuşayana kadar kısık ateşte pişirin çorbanızı.
 
Sarımsağın yeşil saplarını ince ince kıyın çorba pişerken. Bir tutam kadar ayırın kenara, kalanını altını kapatmaya yakın tuzla beraber atın çorbanın içine. Tuz miktarı damak tadınıza kalmış.
 
Çorbanın altını kapatınca, ayırmış olduğunuz ince kıyılmış sapları ayrı bi tavada erittiğiniz tereyağında kavurun, biraz da pul biber ilave edebilirsiniz içine isterseniz. Kaseye aldığınız çorbanızın üzerine dökün bu yağı da.
 
MALZEMELER
  •  2 baş sarımsak ve ince kıyılmış sapları
  •  1 yemek kaşığı ve bir tatlı kaşığı tereyağı (un kavurmak ve   çorbanın üstüne yakmak için)
  •  1 yemek kaşığı un
  •  1 çay bardağı kadar su
  •  600 ml süt (soğuk ya da oda sıcaklığında)
  •  bir çay kaşığı tuz
  •  pul biber
  •    Afiyet olsun...


Hiç yorum yok: