4 Mayıs 2013

PİZZA, ŞARAP, MAKARNA...


Evet, pizza, şarap, makarna.. kelimeleri anlamasam da hissettiğim dil italyanca, tanımadığım insanlarla selamlaştığım, dönüp tekrar gülümsediğim sokaklar..

12 Mart 2013

ÖNLÜĞÜMÜ TAKAR EKMEĞİMİ YAPARIM

Daha önceki ekmek yapma maceralarımı hatırladım bu ekmeği hazırlarken. Neredeyse bir saat boyunca, ekmeği yapmaktan vazgeçip geçmemek arasında gidip gelerek hamurunu yoğurup sonunda kıvamını bulabildiğim brioche.. "bişeyini faza koydum heralde!! ne biçim bi hamur bu böyle" diye söyle söylene yoğurduğum vıcık vıcık bir focaccia hamurunu... yulaflı ekmeği yaparken, içine alabileceğinden çok çok daha fazla kuru yemiş ve meyve koyma isteğim. ki bundan vazgeçmiş değilim. burada tarifi yok ama Sevda ve Ufuk'la beraber yiyeceğimiz akşam yemeği için yaptığım kepekli tahıllı ekmeği fırına verirken "lütfen sağlam çık oradan, şaraba eşlik edeceksin bu akşam" diye ekmeğe yalvarışım ve fırından çıkınca "A aa! ben içerideyken biri fırına hazır ekmek mi koydu acaba!!" şeklinde yaşadığım bir anlık şaşkınlık...

10 Şubat 2013

MISIR EKMEĞİ


Palamut yazısında mısır ekmeğinden bahsetmiştim size. Hani şu market unuyla yapmaya çalıştığım ama bir şeye benzetemediğim. Anneme de anlatmıştım bu durumu. Evde bizim mısır unundan var (Artvin'den gelen) beraber yaparız diye önermişti bunun üzerine. Güya beraber yapacaktık ama bu kandırılmışlıkla eve gittiğimde ne görsem beğenirsiniz! Annem mısır ekmeği hamurunu ve balıkları hazırlamış, pişirilmeyi bekliyorlar. Anneee dedim ama ben de öğrenecektim yapımını, hem fotoğraflayacaktım da bloga koymak için. Bu sefer böyle olsunmuş, nasıl olsa yine yaparmışız.

26 Ocak 2013

KARAKÖY'DE GEZİNDİM BİRAZ


Karaköy, içi dışı farklı bir semt benim için. Uzaktan baktığım zaman gördüğüm şey "sıkışıklık" ama içi; şaşırtıcı, lezzetli, karışık, eğlenceli, renkli, dolu, keyifli, kalabalık ilk anda. Sonra, gezindiğim her sokağında yeni bir kelime daha eklenebilir.