1 Temmuz 2012

BERLİN...

O kadar uzun zaman olmuş ki yazmayalı, blogger sayfası değişmiş ondan bile haberim yok. Altı ay geçti ve buraya yazacak hiç bir şey yapmadım mı, hiç fotoğraf çekmedim mi? Yapmaz olur muyum, çekmez olur muyum ama öyle durdular kenarda, şimdiyi beklediler.

Bazen, hayatın rutininden kopuyor insan ya da öyle demeyeyim de aklınızın bi kenarında kıpırdanıp duruyor yapmayı istedikleriniz ama diğer tarafta da günlük hayatın temposu izin vermiyor onlarla ilgilenmeye. Sonra bu tempo bi akış tutturmuş gidiyor, güüüya sizin hayatınız. Planlıyosunuz olmuyor... vardır bi hayır! Hayal ediyorsunuz oluyor... e hadi hayırlısı o zaman!
 






Berlin'e her gidişim iş için oldu, turistik yazılar yok o yüzden burada. Yarın dördüncü iş seyahatim için gideceğim Berlin'e, yeni fotoğraflar çekebilir miyim bilmiyorum, büyük ihtimalle çekemem ama belki.. bir ihtimal. 

Çok güzel bir şehir Berlin. Bir yanda tarihi diğer yanda moderni doyasıya yaşatıyor insana. Bi sonbaharı kaldı görmediğim, gerçi nisanda gittiğimde havanın halini düşünürsek baharı kaldı diyebilirim.
















Berlin fotoğraflarına Temmuz'u da ilave edelim... Kışın bomboş olan nehir kenarı şimdi harika! Hayat sanki orada akıyor. Hava çok parlak değildi yine, gündüz kötü gitti (ki iyi de öyle oldu denebilir çünkü tüm gün şirketteyken dışarıdaki harika hava insanın aklını başından alabilirdi ve ben şiddetli öksürüğümle gök gürültüsünü aratmazdım sokaklarda) ama akşama doğru yumuşadı hep. Pek vaktim olmadı fotoğraf için ama arada yakaladıklarım da içime sindi hani.






Doğru Berlin graffitileriyle görsel bir şölen yaşatıyor insana. Berlin graffiti tarihi hakkında bilgi almak isterseniz linkte yer alan makaleyi okumanızı tavsiye ederim. http://www.smashingmagazine.com/2011/07/13/the-heritage-of-berlin-street-art-and-graffiti-scene/  


















Hiç yorum yok: