13 Kasım 2011

BALLI VE TAHİNLİ FOCACCIA

Okumakta olduğunuz yayınladığım üçüncü ekmek tarifi olmakla beraber kollarım kopasıya hamur yoğurmadan yaptığım ilk ekmek olma özelliğine de sahip. Stand mikser alana kadar ekmek yapmamaya karar vermiştim, Münire Teyze'nin hediye ettiği mikserin de ekmek hamuruna ne kadar dayanabileceğinden emin olamıyordum açıkcası. Sonunda eğer makine zorlanır gibi olursa hamuru elde yoğurmaya devam ederim diye düşünerek ekmek yapmaya karar verdim, hafta sonu için de güzel olur hem.
  
                                  

Peki tamam ekmek yapayım ama nasıl olsun... neli olsun? Tuzlu olmasın bikere, tadı da belirgin olsun, e hazır bunların hepsi olmuşken kahveye de eşlik etsin. Çiğdem'in dekorasyon dergilerinin arkasında yayımlanan tarifleri toplayarak oluşturduğumuz arşive bakayım dedim  ve bulduğum bir focaccia tarifini uyarlayarak bu ekmeğe ulaştım. İstediğim belirgin tadı teyzemin Konya'dan getirdiği ev yapımı çifte kavrulmuş tahinle verdim, tatlı olmasını ise muscovado şekeri ve Artvin balı ile sağladım, biraz da tarçın ve ceviz tabi. 

                                                       

Tarifin içindeki sütü bulma hikayesi de ayrı bi güzel; evde süt kalmadığı için karşı komşumdan istedim. Ben komşumla kapı önünde konuşurken Pati kapı aralığından kafasını uzatmış bizi seyrediyordu, sonra koridora çıkıp dolanmaya başladı ve komşum bebeği Tolga'ya seslenince korkup eve kaçtı. Bebek komşum Tolga henüz emekleme çağında ama Pati'yi görünce çılgına dönüyor :) annesi seslenince içerden emekleyerek kapının eşiğine kadar geldi ve karşı kapıda Pati'yi görünce harika sesler çıkarıp kapı eşiğine vurmaya başladı, bunun üzerine normalde Tolga'nın sesini duyunca kaçan Pati, Tolga'ya doğru geldi ve onun kendisine dokunmasına izin verdi. Bebeğin elini Pati'ye uzatması ve Pati'nin o ele minik minik dokunuşlar yapması harika bi görüntüydü. Sonra ben ekmek yapmak için eve girdim, annesi de içeri girmemek için ciyak ciyak bağıran Tolga'yı kucağına aldı ve kapılarımızı kapattık. Bu anlattıklarımı görüntüleyemedim çünkü ben makineyi almak için içeri girdiğim anda Pati'de korkup arkamdan gelecekti.

                                                      

Un, kuru maya, tuz ve tarçını elekten geçirerek karıştırma kabınıza alın. Bu karışımın ortasına bi çukur açıp diğer malzemelerinizi ilave edin ve 10 dakika kadar yoğurun. Stand mikser kullandığım için, malzemelerin hepsi bir araya gelip hamur kabın çeperlerine yapışmayana kadar yoğurma işlemini sürdürdüm. Hamurunuzu ağzı kapalı bir şekilde ılık bir ortamda 1 saat boyunca mayalanmaya bırakın. Süre sonunda hamuru iyice unlanmış bir tepsiye alıp ellerinizle 1 parmak kalınlığında yayın ve kabarması için yine ılık bir ortamda 30 dakika bekletin. Kabaran hamura parmaklarınızla bastırarak derince çukurlar oluşturun, üzerine bir çorba kaşığı zeytinyağı gezdirip istediğiniz kadar susam serpin.

230 dereceye ısıttığınız fırında 20 dakika, üstü iyice kızarana kadar pişirin ve fırından çıkarınca tel ızgaraya alıp bir fırça yardımıyla erimiş tereyağı sürün ve üzerini kuru bir bezle örtüp biraz dinlenmeye bırakın.

Afiyet olsun...

MALZEMELER
  • 500 gram beyaz un
  • 2 tatlı kaşığı kuru maya
  • 3/4 çay kaşığı deniz tuzu
  • 1 çay kaşığı toz tarçın
  • 80 gram muscovado şekeri (bulamazsanız esmer şeker de olur)
  • 4 yemek kaşığı süt
  • 1/4 litre ılık su
  • 5 yemek kaşığı tahin
  • 3 yemek kaşığı bal
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı

Hiç yorum yok: