26 Ocak 2015

ÇİKOLATA


Buraya yazmaya başlamadan önce epey derinlemesine araştırma yapmam gereken bir konuydu çikolata. O kadar da derinlemesine yapmadım ama yaklaşık 7000 yıllık tarihini şöyle bir özetleyecek olursak; (tarihinden bahsederken hep Aztekler diyoruz oysa evveliyatı var) İ.Ö 5000'lerde Meksika Körfezi'nde başlamış kakao tarımı ve Olmek uygarlığı tarafından daha geniş coğrafyalara yayılmış. Sonra Mayalara geçmiş bu miras. Dini ayinlere girmiş ardından, bundan yaklaşık 500 yıl sonra da para olarak kullanılmaya başlanmış. Bi 500 yıl daha geçti, İ.S 1000 ve Aztekler daha yeni girdi hikayeye.. 1500'lerde İspanyolların  Aztek şehirlerinin yönetimini ele geçirmeye başlamasıyla kakao çekirdeği de Avrupa'ya doğru yola çıkar. içine şeker de ilave olur bu esnada. O zamanlar İspanyol eyaleti olan şimdiki Belçika ve Hollanda'da çikolata imalathaneleri kurulur. Sonra İtalya'ya, oradan da Avusturya ve Almanya'ya (evlilikler sağ olsun). Sonra da İngiltere ve Fransa. Bu arada, batı hint adaları ve Brezilya'da kakao tarımına başlanır. Toplamda, 6800 sene geçti bile. 1700'lerde kakao öğütme makinesi icat edilir (üretim teknolojisi devrede. Yaşasın!). Kakao, botanik bilimi dünyasında yerini alır ve nihayetinde tablet çikolata icat edilir. Kutsal kakao sıvısı yine "kutsal" çikolata katısına dönüşmüştür artık. Günümüzün meşhur "Sacher Torte"si 1830'larda Viyana'da satışa sunulmaya başlamadan önce, yine Avusturya'da, 1770'lerin sonunda ilk çikolatalı pastane ürünü olarak doğmuştur. İlk sütlü çikolata 1870'lerde İsveç'ten, ben de diyorum nerede bu İsveç ama işin içine süt girinceye kadar (süt tozuyla yapmışlar bu ilk sütlü çikolatayı, hala da öyle diye biliyorum. Süt ve çikolatayı ilk karıştırdığımda elde ettiğim şeyi ve manzarayı hatırlıyorum da...!) kat edilmesi gereken yol malum. İngilizler kakao plantasyonunu Afrika'ya (önce  Gana, sonra Nijerya, Fildişi Sahili) taşımışlar. 1900'lerde pralin çikolata Belçika'dan (Avrupa'da başa döndük). Amerika Kıtası'na ise 1900'lerin başında döner ama bu sefer markalaşarak kuzeye. 

20 Ocak 2015

MAKARNA


Beni tanıyan bilir makarnaya olan düşkünlüğümü, hem yemeye hem de yapmaya. Öyle dışarıda değil, genelde evde kendim yapıp yemek daha güzel geliyor. İster arkadaş ağırlamasında, ister tekbaşına yenen bir yemekte, sade ya da ne çeşit ve içerikte istenirse. Pişirme süresine ve diriliğine dikkat edildikten sonra makarnanın arzu edilen her türlü malzemeyle hazırlanabileceğini düşünüyorum. Evet, şekerle de tabii! Hatırlıyorum, çocukluğumuzda bazen makarnamızın üzerine şeker serperdi annem. Çok da lezzetli olurdu. Sütlacı da tuzlu yapardı zaten bazen :) 

15 Ocak 2015

NELER OLMUŞ NELER OYSA...

sokak sanatı - Kingston

Cook&Walk ismi yetersiz kalmaya mı başladı yoksa ben bu blog içeriğindeki amacımdan mı sapmaya başladım? Demek istediğim, yemek ve seyahat yazılarının dışında yazmak istediğim başka konular da oluşuyor gün be gün. Oluşuyor derken, burada da yazma isteği babında söylüyorum. Hani "hakkımda" sekmesinin altında da yazdığım gibi, Cook&Walk'u yazmaya başlamaktaki amacım; yemek, gezmek ve gezmek içerisinde yemekti. Diğer yandan, asıl amacım; iş stresinden kurtulmak! Lakin gelin görün iş stresinden kurtulmak için yapmaya başladığınız şeyi yine iş yoğunluğu ve stresi sebebiyle layıkıyla yapamaz hale de gelebiliyorsunuz. 

11 Ocak 2015

COOK&WALK&talk&call&write&understand&trust&love (to) each other


Günlerdir blogger sayfamı açıyorum, parmaklarım klavyede geziniyor geziniyor... "neyse kalsın!" deyip kapatıyorum yine. Bunda buranın benim için artık biraz da ofis haline geçmiş olmasının etkisi var sanırım. Ancak gelin görün ki, bu duruma pek adapte olamıyorum :)

30 Aralık 2014

COOK&WALK


Cook&Walk, hobi olarak yazılan bir blog olmanın ötesine geçti artık. Burada yapılıp burada kalmıyor eskisi gibi. Yine burada yapılıyor lakin, tatmak isteyen herkese ulaştırılıyor büyük bir heyecanla. Bunun için ne mi yaptım!? Eğitim almış olduğum alanda çalışmayı ve beraberinde gelen kariyerimi bıraktım ve tam performans bu işle ilgilenmeye başladım. Evet, aynen öyle! Bu artık benim "işim" ama onun yazısı başka zamana. Eğitimini aldığı ve tecrübesini kazandığı alandan tammamen farklı bir alanda kendisine yeni bir kariyer oluşturmaya karar vermiş bir girişimci olarak bu süreçte yaşadıklarımı (ve hala daha yaşamaya devam ettiklerimi :) ) sizinle o duruma adanmış bir yazıyla paylaşmazsam olmaz. Birkaç paragraf yetmez anlatmaya.