1 Temmuz 2015

ŞEFTALİ GRANİTA

Yazmam gereken yazılar var, evden çıkma şansım yok gün içerisinde ama dondurma istiyorum. Öyle böyle değil! Akşam yemeğine de arkadaşımı davet ettim üstelik. Tatlı olarak şeftalili rustik pay yapacağım da, yanına şöyle serin serin bir şeyler olsa pek güzel olur. Kendim yapayım o zaman dondurmayı! Bir deneyeyim yani. Stand mikserime o muhteşem dondurma aparatını hala almadığım için dondurma yapamam. Granita yapayım o zaman, ne zamandır aklımdaydı. Pay ve granita için yeterli şeftali var evde nasıl olsa. Birbirlerinin tadını bayacaklarını da sanmıyorum. Deneyip bi görelim en azından. 

25 Haziran 2015

KARABUĞDAYLI LİMONLU MERCİMEK ÇORBASI


“Yok artık Çağla! Yine mi karabuğday?!” dediğinizi duyar gibiyim. Haksız da sayılmazsınız hani. Siz de beni anlayın ama şimdi. Cheesecake yaptım da çorba mı yapmayacağım :) Aslında asıl suçlu benim yemek yapma şeklim. Elime birbiriyle yakışacağını düşündüğüm ne geçerse atıveriyorum tencereye. Mercimek ve karabuğday da böyle kavuştular işte. Ah! Bir de geçen hafta uyguladığım detox var tabii. İlk gün, yaptığım antrenmanla birleşince biraz ağır geldi ve akşam öğününe çorba koymaya karar verdim. Biraz da ilave proteine ihtiyacım olacağı için karabuğdayı seçtim. Fena da olmadı hani. 

19 Haziran 2015

ŞEFTALİLİ RUSTİK PAY


Şeftaliye bayılırım! En sevdiğim meyvedir. Ahh.. kimi kandırıyorum ki, bütün meyveleri severim ben. Yaz, kış fark etmez. Kışın bi oturuşta bi kilo ekşi ekşi portakal yiyebilirim. Meyve ağacı gördüğümde dayanamam.  Yaz aylarımı geçirdiğim Artvin’de tüm çocukluğum boyunca koşullar da buna elverişli olmuştu hep. Rahmetli dedem, kapıdaki dut ve erik ağaçlarının dalları arasına ince uzun kütükler yerleştirmişti. Bu sayede, hem ağaçlara rahatlıkla çıkabiliyor hem de oturup meyve yiyebiliyorduk. Üniversitedeyken kampüsteki karadut ağaçlarının altından çıkmazdım. Kaç ayakkabı kaç t-shirt boyadım bu uğurda.  Ayvalık’ta da incir ağacı. Hem tırmanması kolay, hem otur bi dalına ye yiyebildiğin kadar. En son 10 gün kadar önce koşudan dönerken kapıdaki erik ağacına çıktım bi heves ama sokağın çocukları bana bırakırlar mı, çoktan bitmiş erişilebilir noktalardaki erikler. Ben de sopa yardımıyla topladım toplayabildiğim kadar. Tabii sonra git de yiyebil market hatta pazardan aldığın meyveyi.  

2 Haziran 2015

KARABUĞDAY TABANLI CHEESECAKE

Kinoa salatası tarifimde biraz anlatmıştım karabuğdayı ne kadar önemsediğimi. Bu esmer lezzet ile Türkiye’de market raflarında yerini almadan önce, 2008 yılında Moskova’da tanıştım. Ruslar, bir porsiyonluk paketlerin içerisindeki karabuğdayı poşetiyle beraber kaynar suya atıp haşlıyor, pişen karabuğdayı poşetten tabaklarına aktarıp arzu ettikleri şeylerle karıştırıp her öğün yiyebiliyorlardı. Türkiye’ye dönünce aradım taradım ama nafile, yoktu. Pek yaygın olmamakla birlikte birkaç senedir raflarda artık.